Bizimle iletişime geçin

İşçi Hareketi

Yurtiçi Kargo’da taciz edilen kadın işçi üst yönetim tarafından işten atıldı

Yayınlandı

on

kk

Yurtiçi Kargo’da çalışan Dilara Özonur tacize uğradığını müdürüne söyleyince 1 hafta sonra savunması bile alınmadan işten atıldığını belirtti. Kendisini taciz ettiğini söylediği üst düzey yönetici hakkında şikayetçi oldu.

Dilara Özonur Eylül 2020’de Erzurum’da Yurtiçi Kargo Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları Departmanında çalışmaya başladı. Tacizi departmanının genel müdürüne telefonda açıklayıp yardım istemesinin ardından ise Özonur savunması bile istenmeden konunun “iftira” olarak değerlendirildiği gerekçe gösterilerek işten çıkarıldığını söyledi.

Yaşadığı süreci Yol TV’ye anlatan Özonur, “Bana zaman zaman ‘Kilo mu aldın sen? Tarzını beğendiğim için seni işe aldım’ şeklinde cümleler kurardı. En son odasına evrak imzalatmaya gittiğimde ‘Dost olur musun?’ diye sordu. Bu soruyu yanlış anlamadığım için zaten dostane bir insan olduğumu belirtince ‘Öyle değil’ deyip kendince dostluk kategorilerini sıraladı. Bana karşı dost teklifini ise ‘Sınırsız, her şeyi yaşayan’ olarak tanımladığında kendisine size bu cesareti kim veriyor diye çıkıştım. Bana o an hiç ‘yanlış anladın’ demedi ve asla itiraz etmedi” dedi.

Bu durumun yaşanmasının ardından iş yerinde çalışan arkadaşlarına mobbing uygulanarak yalnızlaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Özonur, “Beni kimle koridorda görse yanına gidip ‘Çok gözüme batmaya başladın’ derdi. Arkadaşlarım neden böyle yaptığına anlam veremezdi ama ben biliyordum benimle vakit geçirdikleri içindi. Fakat bu düşüncemi arkadaşlarıma söyleyemedim” şeklinde yaşadıklarını ifade etti.

Özonur kadın olduğu için kendisine yakın hissettiği departman müdürüne tacize uğradığını anlattığını belirterek, “Telefonda departmanın genel müdürüne anlattım yaşadıklarımı. Kadın olduğu için özellikle ona anlattım. 1 hafta sonra kendi müdürüm beni çağırdı ve bu olayın ‘iftira’ olarak değerlendirildiğini ve işten çıkarıldığımı söyledi” dedi. Özonur hem yaşadığı tacize hem de hukuksuz yere işten atılmasına ilişkin hukuki yola başvurduğunu, tacize ilişkin üst düzey yöneticinin ifadeye çağrıldığını ancak ‘tam kapanma’dan ötürü sürecin şu an işlemediğini anlattı. Aynı zamanda işe iade sürecinin de devam ettiğini belirtti.

Özonur üst düzey yöneticinin kendi sekreterine de tacizde bulunduğunu ileri sürerek, “Sekretere ‘Sınırların neler? Evetlerin hayırların neler?’ şeklinde sorular sorduğunu en sonda da ‘Küpen güzelmiş. Göbeğinde de delik var mı? Başka nerelerin delik?’ diye sorunca kadın bana gelip söyledi. Sekreter arkadaş bana ‘Ne anlama geliyor bunlar?’ diye sorduğunda gidip taciz edene sorması gerektiğini söyledim. Benim işten atılmamın ardından tacize uğrayan sekreterin de istifa ettiğini öğrendim” dedi.

Özonur şirketin, olayı ‘iftira’ olarak değerlendirip kendisini işten atmadan önce kendisinden herhangi bir delil istenmediğini, işten atılmasının ardından delil göstermesi istenerek şirket tarafından arandığını ifade etti.

Özonur işe alınma sürecinde yaşadığı ısrar hakkında ise “İşe bir defa başvurdum fakat işe başlamam için 3 defa arandım. İşe ilk girdiğimde beni işe alan yöneticime neden beni işe alma konusunda bu kadar ısrarlı davrandıklarını sorduğumda, beni taciz eden kişinin ismini söyleyip onun çok ısrar ettiğini belirtmişti” dedi.

İşçi Hareketi

Patronların düzeninde işsizlik çözülmez: Her iş yerinde birlik, her iş yerinde sendika!

Yayınlandı

on

mess gebze

1. TÜİK’in son açıkladığı verilere göre yıllık işsizlik ayda %0,2 puan artarak %9,1 oldu. Bu oran nüfusumuzun 8 milyon 298’ine denk geliyor. Ancak ülkemizde açıklanan tek işsizlik verisi bu değil. DİSK-AR’ın bu verilere dayanarak yaptığı “geniş tanımlı işsizlik” hesaplaması da var. Bu hesaplamaya göre ise geniş tanımlı işsizlik oranı yıllık %26,5 ediyor. Bu kategori de hesaplamaya dahil edilince ülkemizdeki işsiz sayısı 10 milyon 453 bin kişi ediyor.

2. Ülkenin her yerindeki emekçilerin çalışma hayatına katılımına yönelik veriler neden böyle farklı farklı? Çünkü devletin kurumu olan TÜİK’i yönetenler, “iş bulma ümidini kesmiş olan” milyonlarca kişilik nüfusu bu hesaplamaya dahil etmiyor. Patronların çıkarlarına hizmet eden TÜİK’e göre ülkemizde bir insanın “işsiz” olarak sayılabilmesi için dahi “iş bulma umudunu kaybetmemiş” olması isteniyor.

3. Patronların “iş bulma umudu”ndan kast ettiği şey açık. İşsizlikle terbiye edilmiş, hakları için örgütlenmeyen bir işçi sınıfı istiyorlar. Toplumun bir kesimi sürekli işsiz kalmalı ki, işi olan işçileri patronlar hizaya getirebilsin. Patronlar istiyorlar ki, işçi uzun çalışma saatlerine alışsın. Sevdiklerine ve kendine biraz zaman ayırabildiğine şükretsin. İşini kaybetmekten korksun ki açlık sınırındaki ücretlere tamah etsin. Bu işçilerin emeğiyle ise büyük şirketler kar etsin.

4. Patron sınıfı, işçilerin çalıştıkları iş yerlerinin sahipleri. İşçilerin ürettikleri çok fazla miktardaki değere el koyarak zenginliklerini elde ediyorlar. Bu değerden işçilere çok küçük bir pay kalıyor. Onlar için en önemli şey en asgari miktarda işçi çalıştırıp, en asgari maaşları verip en azami karları elde etmek. Toplumun refahına katkıda bulunmak için değil, ancak sadece kendi karlarını korumak için milyonlarca insandan oluşan bir işsizler ordusuna ihtiyaçları var. Kapitalist düzen, böyle işliyor işte.

5. Son yıllarda tüm patronlar, bu işsizler ordusunu adeta güvence altına almak için durmaksızın çalışıyor. Tüm ülkeden sendikalaştıkları için işten çıkarılan, sarı sendikadan ayrıldığı için toplu halde işten atılan, sendikasızlıkla birlikte açlık ücretleri dayatılan işçilerin haberlerini alıyoruz. Yüksek enflasyonda alım gücümüzün düşmesini, işçi konfederasyonlarının satılmışlığını fırsat bilen patronlar krizden maksimum kar elde etmek istiyorlar.

6. Patron sınıfının bu saldırganlığına, milyonların işsizlikle burun buruna bırakılmasına karşı emekçilerin tek bir panzehiri var: O da örgütlenmek. Her fabrikada, her atölyede, her iş yerinde birlik kurmak. Sendikalaşmak, sendikal hakları için her türlü imkanı kullanarak mücadele etmek. Tıpkı bu seneki metal TİS’indeki gibi işçi sınıfı, ancak birliğini koruyarak ve örgütlülüğüne güvenerek somut kazanımlar elde edebilir. 

Continue Reading

İşçi Hareketi

Özçelik-İş Eti Alüminyum patronuyla anlaştı, direniş sona erdi

Yayınlandı

on

aluminm

Eti Alüminyum patronlarının %55’lik zam dayatmasını kabul etmeyen işçiler “%100 zam!” diyerek iş yavaşlatma eylemine başlamıştı.

İşçiler, sefalet dayatan patronların yanı sıra, ücret mücadelesinde yanlarında olmayan yetkili Özçelik-İş sendikası yönetimini de protesto etti. İşçiler, sarı sendikaya yönelik öfkesini Seydişehir’deki Özçelik-İş şubesi önüne de taşıdı.

İş yavaşlatma eylemi yapan işçiler, “açlık sınırında değil insanca geçinecek ücret” diyerek vardiyalar halinde direniş nöbetini sürdürdü.

SARI SENDİKA 1000 LİRA ARTIŞA “EVET” DEDİ

Ancak sarı Özçelik-İş sendikası yöneticileri, patronla masaya oturarak işçileri sattı. Sendika bürokratlarının patronlarla yaptığı görüşme sonucunda işçilere şu mesaj gitti:

Yaptığımız girişimler sonucunda 01.01.2024 tarihinden geçerli olmak üzere ücretlerinizde yüzde 62 oranında artış yapılması konusunda mutabakat sağlanmıştır. Protokole yönelik detaylı bilgiyi Şube Başkanı ve yöneticilerimiz sizlere aktaracaktır”

%100 zam için günler boyu direnişini sürdüren işçiler, anlaşmadan memnun değil. 

Continue Reading

Açıklama

Mağaza Market-Sen: Düşük Ücret Dayatmasına, Uzun Çalışmaya, Mobbinge Son Vermek İçin Her Markete Sendika

Yayınlandı

on

images 13

Mağaza Market-Sen’in “Düşük Ücret Dayatmasına, Uzun Çalışmaya, Mobbinge Son Vermek İçin Her Markete Sendika!” başlıklı açıklaması sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

 

Açıklama şu şekilde:

 

“İşçilerin omuzlarında ekonomik krizin yükü artmaya devam ediyor. Asgari ücrete yapılan zammın ardından yeni yılda yeni zamlarda yağmur gibi geldi.

 

Market patronları yurdun dört bir yanına mağaza açmaya devam ediyor. Marketler büyürken, işçilerin ücretleri daha da düşüyor, hakları daha da tırpanlanıyor. A101, ŞOK, BİM, HAKMAR, HAPPPY CENTER… ve daha fazlası. Tüm cirolarını market işçilerinin fazla mesailerinden ve gasp ettikleri haklarından elde ediyor.

 

Bu gidişata dur demek için İstanbul başta olmak üzere, birçok yerde HER MARKETE SENDİKA diyoruz. Haklarımız var, sendikamız var. Yalnız değiliz. Patronların ağalık ve kölelik düzenine birlik olarak son verebiliriz.

 

Sen de şimdi Mağaza Market-Sen’e üye ol!


Haklarımızı patronlardan hep birlikte alalım!”

 

Continue Reading

Trending