Bizimle iletişime geçin

İşçi Mesajları

Kış geldi inşaat işçileri işsizlikten dertli

Yayınlandı

on

eyt taslak gundemmmmmmm 2

Türkiye’de inşaat sektörü büyümeye devam ediyor. Günümüzde betonlaşma çoğaldıkça her yerde bir şantiye görmek mümkün durumda. Tabi ki inşaat firmaları ve patronları bu durumdan oldukça memnun, sebebi ise günümüzdeki işsizlik oranları ve ucuz çalışma koşulları sebebiyle kâr etmeleri kaçınılmaz oluyor. 

İnşaat sektöründe kış sezonu başladığı zaman zaten şartları kötü olan inşaat işçileri için durum daha da kötüleşiyor. Sebebi ise kış aylarında sektörde yaşanan durgunluk ve oldukça zorlaşan çalışma şartları. İşçiyiz.Biz farklı inşaatlarda çalışan işçilere ulaştı ve durumu onlardan dinledi. İnşaat işçilerin yaşadıklarını ve şantiyelerin görünmeyen yüzünü bir de işçilerden dinleyin.

Kış ayında iş bulmak neredeyse imkansız!

Yıllardır inşaatlarda çalışan inşaat işçisinin en büyük dertlerinden biri kış aylarında artan işsizlik. Ayrıntılarını anlatan işçi “Zaten sektör kriz nedeniyle durgun, iş bulmamız zor. Bulsak bile çok ucuz rakamlara, kötü şartlarda çalışıyoruz. Kış ayında ise iş bulmak yüzde 80,90 azalıyor. Sebebi ise firmalar kıştan önce kadro kurup işe öyle başlıyorlar, bu yüzden iş bulmak daha da zorlaşıyor.” diyerek işsizliği ve hak gasplarını bir kez daha gözler önüne seriyor. İnşaat işçisi sözlerine “Kışın iş bulsak bile sorunlar bitmiyor. Yağmur da çamur da çalışıyoruz. Çalıştığım firmada patron işçilere mont alacağına polar almış. Hava buz gibi polar işimize yaramıyor hepimiz hasta oluyoruz. Giydiğimiz çizmeler de lastik içi buz gibi oluyor hiçbir işimize yaramıyor.” diyerek kış ayının inşaat işçileri için zorluğunu anlattı.

Bitmeyen inşaatı kalacak yer diye verdiler

Bir başka inşaat işçisi ise kış aylarında yaşadıkları barınma sorununu “Kışın kaldığımız yerde sular donuyor. Zaten inşaat alanları hep soğuk ne kadar ısınmaya uğraşsak da üşüyoruz. Örnek vermek gerekirse çalıştığım bir firma işe girmeden kalacak yer ve yemek bize ait demişti. İşe başladığımız zaman bitmemiş bir inşaatı kalacak yer diye bize verdiler.” şeklinde anlattı.

Saatlerce çalışıyor patrona yeterli gelmiyor

Bir diğer inşaat işçisi ise uzun çalışma koşullarını ve sorunları şöyle anlatıyor; Yazın olsun kışın olsun saatlerce çalışıyor o da patrona yetmiyor. Daha uzun çalışın diyorlar. Tuvalete gitmek bile çoğu zaman bir sorun şefler hemen bağırmaya başlıyor. Bu kadar uzun çalışıyoruz insan bari sigorta yapar. Sigorta yapan yer çok az, bulunca inanın şükür ediyoruz. Kış ayında firmalar iş elbisesi alması çok zor. Üşümemiz, hasta olmamız umurlarında olmuyor. Patron ‘çalışsınlar da nasıl çalışırlarsa çalışsınlar’ kafasında hep. 5-10 dakika dinlenme şansımız bile yok çoğu zaman.”

İş için gitmediğim yer kalmadı 

Tüm sektör için en büyük sorunlardan birinin de sabit bir yerde iş imkanı olmaması olduğunu söyleyen inşaat emekçisi durumu “1 sene içinde 4,5 şehre iş için gitmek zorunda kaldım. Çünkü iş bulmak bu krizde çok zor. Bir ay İzmit’de çalışırken bir bakıyorum 3 ay Bodrum’da çalışıyorum. Aldığım paraya değer mi derseniz tabi ki değmiyor ama çalışmak, bu ücretlerle az da olsa geçinebilmek istiyorsam katlanmak zorundayım” diyerek anlatıyor.

Okumaya devam et

İşçi Mesajları

Emrah Aydın Yazdı: Seçilmeli mi Seçmeli mi?

Yayınlandı

on

seçmeli-seçmelimi

Patron ve yandaşlarının tek amaçları çalışan emek verenlerin haklarını yemek ve sömürmek.

Temel sorunun baş mimari açık gözlüler yiye yiye bitiremediler. Bitiremeyecekler! İşçiler, emekçiler artık yalnız değiller ve yalnız olmayacaklar.

Bu yürüdüğümüz yolda tüm işçi ve emekçiler asla yalnız olmayacak.

DUR DUR KİM GELİYOR?KİM GELİYOR?
İŞÇİ VE EMEKÇİLER GELİYOR!

Continue Reading

İşçi Mesajları

Emrah Aydın Yazdı: Patrona Göre mi İşçiye Göre mi?

Yayınlandı

on

emryullah

İşçi emekçi önce hakkını bilmeli ve öğrenmeli.Öncelik sadece kendi değil. Sadakatli ve birlik olmalıdır. Emeğini sadece patronlara peşkeş çekmemelidir. 

 

İşçi emekçi haksızlığa uğramaktan başka bi suçu yok. “Fazla mesai yap!” derler. Yaparız. Başka şubeye git derler gideriz. 

 

Farklı bölümlerde çalıştırırlar. Yani sen 9 yıl sırtında taşı. Bir sefer sen binmeye çalış, her türlü muameleye maruz kalan yine sen olursun. Bu sebepten ötürü işçi emekçi kardeşler sizler benim. Ben de sizlerin sesi olmaya çalışıyorum. 

 

Hep birlikte bizi engelleyen bu duvarı yıkalım. Haklarımızı almak için pir olalım bir olalım. 

 

TEK YUMRUK TEK ZAFER İÇİN

Continue Reading

Analiz

Emrah Aydın Yazdı: Koltuk Sevdası ve Yaşam Mücadelesi

Yayınlandı

on

iscisi

Sonu bir türlü gelmeyen ve insanları hep bir şekilde kandırıp inandırabilen bir iktidar var karşımızda.

Bununla birlikte hayatımızla oynayan, hayatımızla oynatmayı seven insanlarımız da var tabii. Sorumluluk ve sahiplenme konusunda çok iyiyiz. Becerikliyiz ve çalışkanız. Başta aile ve iş sorumluluklarımız var. Her birimiz de bu sorumluluklarımızı yerine getirmede iyiyiz. Ancak bunları yaptığımız halde bile eksiklerimiz fazlasıyla var.

Açıkçası yöneten her kim olursa olsun önce sözler verir ve ardından o koltuğa oturduğu anda verdiği sözler çöp olur. Bir de milletin sırtından inmek nedir bilmezler.

Pek çok kişi de “Nasılsa insanlar alışık” diyip “önceki de zaten milletin sırtındaydı, biz neden olmayalım?” diye düşünüyor nedense. Ama son seçimlerden sonra vatandaşlar pişman oldu mu? Evet pişmanlar. Bunun belli olduğu yüzlerindeki ifadeden aşikar.

Şimdi durumu aksine çevirmenin tam zamanı aslında. Üreten işçi ve emekçiler ise yöneten neden işçiler ve emekçiler olmuyor? Her şeyi yapan işçi emekçi ise tabii ki de olabilir. Aile desen onlar geçindiriyor, iş desen onlar görüyor. Bunları yapan her şeyi yapar.

Tüm işçi ve emekçilere seslenerek şunu söylemek isterim; hak ve hakkaniyet için birlikte bu yola çıkmalıyız. Ben ve diğer işçi kardeşlerimle birlikte gelin bu oyunu bozalım. Yine, yeniden biz kuralım. Bu patronlara ve onlar gibi insancıklara nasıl güzel bir yaşam olur gösterelim. Cevabımızı mutlu ve birlikte yaşam ile verelim ki onlara çok güzel bir tokat olsun.

Yapılacak bir şeyin olmadığını düşünen, art niyetli ve kendinden başka kimseyi düşünmeyen insancıklar da var aramızda. Ama şimdi artık her şey değiştiği gibi yeni nesil de değişti. Öz neslimize güvensizliğimiz tecrübe ile sabit. Ancak yine de kötülüğün değil iyiliğin göstergesi olmak için çalışmamız gerekir. Yönetmeyi birbirimizden öğrenmemiz gerekir. Onları bertaraf etmek için bunu uygulamamız gerekir.

Üreten biziz, yöneten de biz olalım.

Continue Reading

Trending