Bizimle iletişime geçin

İşçi Hareketi

Yayınlandı

on

E0IY9cgXMAIu0m9

1 Mayıs’ı Kayı İnşaat işçilerinin mücadelesiyle karşılayan İnşaat-Sen’den açıklama:

Yurt Dışında Çalışan İnşaat İşçilerinin Alacakları

Devlet Garantisi Altına Alınsın

İşçilerin Hayat Verdiği Her Yerde

Yaşasın 1 Mayıs

Ülkenin dört bir yanında makineler çalışıyor. Binalar yükseliyor. İnşaat işçileri hiç durmadan her gün elleriyle üretiyor. Pandemiye rağmen inşaatlarda, şantiyelerde hayat sürüyor.

Bir yanda patronlar, müteahhitler; bir yanda emeği sömürülen inşaat işçileri var.

Saatlerce çalışıp maaşını bile alamayan,

Yatacak yerine bakılmayan,

Önüne konan yemeğin hesabı yapılan,

Gurbette ömür geçiren,

Bugününü ve yarınını kazanmak için her inşaatta hakkını arayan inşaat işçileri.

O ışıltılı binaları, önünde kurdele kestikleri, patronların içinde oturup hakkımızı yedikleri yapıları yapanlar biziz.

Ancak biliyoruz ki bu çelişki sadece şantiyelerde değil işçi sınıfının hayat verdiği her yerde var.

Üreten biz, emek veren biz ama sırtımızdan zenginleşenler hep bir avuç patron.

Bizim hakkımızı yiyerek, bizim hakkımıza el koyarak sermayelerine sermaye katıyorlar.

Patronların tüm birikimi, inşaat işçilerinin bütün ömrüdür işte.

Bu gidişatı değiştirmemiz mümkün.

Çünkü biz olmadan, biz üretmeden onların ne zenginliklerinin ne de şirketlerinin önemi var.

Bu yüzden her inşaatta, her şantiyede yarınımıza sahip çıkmalıyız. İnşaat işçilerinin hakkının peşinde olduğunu her yerden, herkese anlatmalıyız.

Sendikamız İnşaat-Sen, 1 Mayıs’ı Kayı İnşaat işçileriyle, dirençli mücadelesiyle karşılıyor. Tüm inşaat işçileri ve bu ülkenin tüm emekçileri adına mücadelenin bayrağını dalgalandırıyoruz.

Görüyoruz ki bizim kuvvetimiz birbirimizin koluna girmekte. Bizim kuvvetimiz sendikamızda birleşmekte, örgütlü gücümüzle hakkımızı sonuna kadar aramakta.

Bu 1 Mayıs; inşaat işçilerinin her şantiyede, inşaatta birliklerini kurması için bir adım daha atmasına imkan olacak. Bu 1 Mayıs, inşaat işçilerinin gerçeğini ve ne istediğimizi her şantiyeden bir kez daha anlatmamız için imkan olacak.

Batık Şirketlerin Karşısında İnşaat İşçilerinin Hakları Korunsun

Bankaları ve patronları koruyan hukuk düzenlensin. Herhangi bir şirket iflas ettiğinde banka ipotekleri, işçi alacaklarının önüne geçemesin. Bu, tüm inşaat işçileri ve tüm emekçiler için hızla yasalaştırılsın.

Yurt Dışında Çalışan İşçiler Fonu Kurulsun

Gurbetçiye döndürülen inşaat işçileri, şirketlerin kasasını boşaltarak işçi alacaklarından kurtulmaya çalışan müteahhitlerden korunsun. Yurt dışında işçi çalıştıran müteahhitler, devletin ve sendikaların kontrolünde bir fona önceden işçi maaşlarını teminat olarak yatırmaya zorunlu kılınsın. İşçi alacakları devlet garantisi altına alınsın.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın inşaat işçilerinin birliği!

Yaşasın İnşaat-Sen!

İNŞAAT-SEN

İşçi Hareketi

Patronların düzeninde işsizlik çözülmez: Her iş yerinde birlik, her iş yerinde sendika!

Yayınlandı

on

mess gebze

1. TÜİK’in son açıkladığı verilere göre yıllık işsizlik ayda %0,2 puan artarak %9,1 oldu. Bu oran nüfusumuzun 8 milyon 298’ine denk geliyor. Ancak ülkemizde açıklanan tek işsizlik verisi bu değil. DİSK-AR’ın bu verilere dayanarak yaptığı “geniş tanımlı işsizlik” hesaplaması da var. Bu hesaplamaya göre ise geniş tanımlı işsizlik oranı yıllık %26,5 ediyor. Bu kategori de hesaplamaya dahil edilince ülkemizdeki işsiz sayısı 10 milyon 453 bin kişi ediyor.

2. Ülkenin her yerindeki emekçilerin çalışma hayatına katılımına yönelik veriler neden böyle farklı farklı? Çünkü devletin kurumu olan TÜİK’i yönetenler, “iş bulma ümidini kesmiş olan” milyonlarca kişilik nüfusu bu hesaplamaya dahil etmiyor. Patronların çıkarlarına hizmet eden TÜİK’e göre ülkemizde bir insanın “işsiz” olarak sayılabilmesi için dahi “iş bulma umudunu kaybetmemiş” olması isteniyor.

3. Patronların “iş bulma umudu”ndan kast ettiği şey açık. İşsizlikle terbiye edilmiş, hakları için örgütlenmeyen bir işçi sınıfı istiyorlar. Toplumun bir kesimi sürekli işsiz kalmalı ki, işi olan işçileri patronlar hizaya getirebilsin. Patronlar istiyorlar ki, işçi uzun çalışma saatlerine alışsın. Sevdiklerine ve kendine biraz zaman ayırabildiğine şükretsin. İşini kaybetmekten korksun ki açlık sınırındaki ücretlere tamah etsin. Bu işçilerin emeğiyle ise büyük şirketler kar etsin.

4. Patron sınıfı, işçilerin çalıştıkları iş yerlerinin sahipleri. İşçilerin ürettikleri çok fazla miktardaki değere el koyarak zenginliklerini elde ediyorlar. Bu değerden işçilere çok küçük bir pay kalıyor. Onlar için en önemli şey en asgari miktarda işçi çalıştırıp, en asgari maaşları verip en azami karları elde etmek. Toplumun refahına katkıda bulunmak için değil, ancak sadece kendi karlarını korumak için milyonlarca insandan oluşan bir işsizler ordusuna ihtiyaçları var. Kapitalist düzen, böyle işliyor işte.

5. Son yıllarda tüm patronlar, bu işsizler ordusunu adeta güvence altına almak için durmaksızın çalışıyor. Tüm ülkeden sendikalaştıkları için işten çıkarılan, sarı sendikadan ayrıldığı için toplu halde işten atılan, sendikasızlıkla birlikte açlık ücretleri dayatılan işçilerin haberlerini alıyoruz. Yüksek enflasyonda alım gücümüzün düşmesini, işçi konfederasyonlarının satılmışlığını fırsat bilen patronlar krizden maksimum kar elde etmek istiyorlar.

6. Patron sınıfının bu saldırganlığına, milyonların işsizlikle burun buruna bırakılmasına karşı emekçilerin tek bir panzehiri var: O da örgütlenmek. Her fabrikada, her atölyede, her iş yerinde birlik kurmak. Sendikalaşmak, sendikal hakları için her türlü imkanı kullanarak mücadele etmek. Tıpkı bu seneki metal TİS’indeki gibi işçi sınıfı, ancak birliğini koruyarak ve örgütlülüğüne güvenerek somut kazanımlar elde edebilir. 

Continue Reading

İşçi Hareketi

Özçelik-İş Eti Alüminyum patronuyla anlaştı, direniş sona erdi

Yayınlandı

on

aluminm

Eti Alüminyum patronlarının %55’lik zam dayatmasını kabul etmeyen işçiler “%100 zam!” diyerek iş yavaşlatma eylemine başlamıştı.

İşçiler, sefalet dayatan patronların yanı sıra, ücret mücadelesinde yanlarında olmayan yetkili Özçelik-İş sendikası yönetimini de protesto etti. İşçiler, sarı sendikaya yönelik öfkesini Seydişehir’deki Özçelik-İş şubesi önüne de taşıdı.

İş yavaşlatma eylemi yapan işçiler, “açlık sınırında değil insanca geçinecek ücret” diyerek vardiyalar halinde direniş nöbetini sürdürdü.

SARI SENDİKA 1000 LİRA ARTIŞA “EVET” DEDİ

Ancak sarı Özçelik-İş sendikası yöneticileri, patronla masaya oturarak işçileri sattı. Sendika bürokratlarının patronlarla yaptığı görüşme sonucunda işçilere şu mesaj gitti:

Yaptığımız girişimler sonucunda 01.01.2024 tarihinden geçerli olmak üzere ücretlerinizde yüzde 62 oranında artış yapılması konusunda mutabakat sağlanmıştır. Protokole yönelik detaylı bilgiyi Şube Başkanı ve yöneticilerimiz sizlere aktaracaktır”

%100 zam için günler boyu direnişini sürdüren işçiler, anlaşmadan memnun değil. 

Continue Reading

Açıklama

Mağaza Market-Sen: Düşük Ücret Dayatmasına, Uzun Çalışmaya, Mobbinge Son Vermek İçin Her Markete Sendika

Yayınlandı

on

images 13

Mağaza Market-Sen’in “Düşük Ücret Dayatmasına, Uzun Çalışmaya, Mobbinge Son Vermek İçin Her Markete Sendika!” başlıklı açıklaması sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

 

Açıklama şu şekilde:

 

“İşçilerin omuzlarında ekonomik krizin yükü artmaya devam ediyor. Asgari ücrete yapılan zammın ardından yeni yılda yeni zamlarda yağmur gibi geldi.

 

Market patronları yurdun dört bir yanına mağaza açmaya devam ediyor. Marketler büyürken, işçilerin ücretleri daha da düşüyor, hakları daha da tırpanlanıyor. A101, ŞOK, BİM, HAKMAR, HAPPPY CENTER… ve daha fazlası. Tüm cirolarını market işçilerinin fazla mesailerinden ve gasp ettikleri haklarından elde ediyor.

 

Bu gidişata dur demek için İstanbul başta olmak üzere, birçok yerde HER MARKETE SENDİKA diyoruz. Haklarımız var, sendikamız var. Yalnız değiliz. Patronların ağalık ve kölelik düzenine birlik olarak son verebiliriz.

 

Sen de şimdi Mağaza Market-Sen’e üye ol!


Haklarımızı patronlardan hep birlikte alalım!”

 

Continue Reading

Trending